
kierkegaard’a göre böyle bir toplumsal bağlamda kişinin kim ise o olmasının önünde iki büyük engel vardır. Bunlardan ilki varolan toplumsal kimliklerin olağandışı derecede akışkan olmalarıyken, ikincisi kişileri baştan normalleştiren, düzmece bireyler üretme üzerine kurulmuş kurumların varlığıdır.
korkuyla varoluşun uyanıklığını sürdürmek.... ancak varoluş üzerinde düşünmeye elverişli değildir, varoluş düşünmek ile olmaz, ancak tutkular ve eylemler le bir an için onu yakalayabiliriz. (... varoluşum kaçtıkça kovaladığım ateş böceğim misin? hayır, yaşamadığın zaman tüm bilgimi senden geri alan ve zırnık koklatmayan bişiyim. ya var ya yoksun, bir arasını bulamadık. üzerimde çok düşünüyorsun, ben gidiyorum.....)
Modern insan, bir devlet hastanesinin doğum kliniğinde dünyaya geliyor, oradan yuvaya, yuvadan okula, sonra da ya bir fabrika ya bir büroya geçiyor. Modern insan artık kendi yaşamını sürdürmüyor. Ölümü bile kendinin değil çoğu kez.
.................................................................
septik durumlar:septisizm
şüpheciliğine göre mutluluğa giden yol şöyledir:
- Nesnelerin gerçek yasası kavranamaz.
- Öyleyse nesnelere karşı tutumumuz yargıdan kaçınma olmalıdır.
- Ancak bu tutumla ruhsal dinginliğe ulaşıbilir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder