17 Haziran 2007 Pazar

dizi dizi şiirler

......
parmaklarım tuşları tanıyor.
bastığı yeri biliyor da,
ayaklarım öyle değil.

.........
bencillik varoluşum,
bir ihtimal daha var,
baştan savuşturduğum.

........
ister miyim, küs olalım.
çürük dişlerim hala çürük...
çürük bir diş, gülerken kendini hatırlatıyor.

........
girdiğin sokaklarda, gördüğün köpeklere selam söyle.

.............
minik elmaslar var kanımda.
iplik iplik dalgalanırım rüzgarla.
tenimin tam altında turuncu, sarı ve mavi
tüy tüy algılarım, uçuşur ufacık nefesle.
Peki sen nasıl bir şeysin?

........
yaşım mı bu çektiğim, diş ağrısı...
boynum tutuluyor, yörüngeye giremiyorum...
kuyruk sokumum zaten kayıp, oturamıyorum...
mandalina kokan dudakların, bu gecenin üçünde oldu...
sabah olur, bacaklarımı çözemem bir türlü.
esnerim oraya buraya yaşımdan kaçarım.

........
korkuların vucut bulur ben de.
benim günahım ne?

......
uzak şehirler, insanları ile kaynaşır.
uzak fikirler, tartışma ile barışır ya da fesatlaşır.
uzak da olsa fethedilir, imparatorluklar.
ya uzak kalpler, onlara ne olur?
pencereden yağmur yağar, karışır uzaklar
bedeni büyür şu köşedeki çocuğun.
çocuğun gözü uzak kalır, aşka.

........
alıp gitme başını.
gidersen de arkana bakma.
geri dönme.
ne olur geri dön sonra.
yaralı kaldım.
vicdansız.
hep telefon çalıyor.

.........
kaç insan var yüzümde?
kaç geçmiş saati?
şimdiye çeyrek vardı hep baktığımda.
aşk olduğunda akrep, yelkovan bir giderdi.
birdir bir şeytan.

Hiç yorum yok: